Ebu Hanife’nin asıl adı Numan(Allah Teala’nın kullarına nimeti) bin Sabittir. H.80(m.699) yılında Irak’ın Kufe şehrinde doğruluk ve takva sahibi bir anne-babanın çocuğu olarak doğmuştur. İmam-ı Azam’ın babası, kumaş işiyle uğraşan cömert ve zengin bir Müslümandır.
Künyesi, Ebu Hanîfe’dir. Hanife’nin anlamı, “Hak dine meyleden kişi” demektir.
Ebu Hanife, doğduğu zamanda sahabelerden bazılarını görme imkanı bulmuş, bu yüzden Tabiin neslinden sayılmıştır.
Kur’an-ı Kerim’i küçük yaşta ezberleyen Ebu Hanife, ilme şöyle başladığını bize aktarmaktadır: ” Ömrümün ilk yıllarında tabiinden İmam Amir eş-Şa’bi ile karşılaşana kadar pazarda babam ile birlikte kumaş ticareti ile uğraştım. Eş-Şa’bi, benim ile karşılaştığında gayet zeki ve uyanık biri olduğunu anlayıp bana alimlerin yanına sık sık gitmemi tavsiye etti. Ben de bu tavsiyeler doğrultusunda alimlerin yanına gidip gelmeye başladım.”
Mescitte fıkıh dersleri okutan en büyük hocası Hammad b. Ebi Süleyman’ın yanında fıkıh dersleri almaya başladı. Hammad, zekasından dolayı talebelerine; ‘Derste halkanın baş tarafında- benim yanımda- Ebu Hanife’den başkası oturmayacak”derdi.
Hocalarından kendisine en çok emeği geçen ve vefatına kadar 18 yıl talebeliğini yaptığı Hammad b. Ebi Süleyman’ın kendisi üzerinde çok büyük tesiri kalmıştır. Ebu Hanife ilim ve terbiyeyi ondan almıştır. Ona hürmetini yaptığı şu davranış ispat eder: “Hammad’a olan saygısından ötürü ayaklarını onun evine doğru uzatmaz, kıldığı her namazdan sonra anne babası ile birlikte Hammad için de istiğfar etti.”
Abbasi yönetimi tarafından kendisine teklif edilen kadılık görevini reddettiğinden dolayı hepsedilmiştir. Hapiste her gün kırbaç cezası uygulanıyordu. Hatta Cellâd “Bu adam kırbaçtan ölecek” derdi. Ebû Hanîfe hapisten çıkınca Mekke´ye gitti.
İmam Ahmed b. Hanbel: “O, âlim, zahit ve takva ehlidir. Hiç kimsenin sahip olamayacağı maddi imkanlarına karşılık yine de ahiret yurdunu tercih edenlerdendir.”
70 yaşında şehid edildi. Kimi hapisten çıktıktan kısa bir süre sonra kimisi de haspiste zehirletildiğini rivâyet eder.Vefat ettiginde yakınlarına, “Halifenin gasbettiği hiçbir yere gömülmemesini” vasiyet etmiştir.