EN HAYIRLI DİNAR
Sevban radıyallahu anh’tan rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;
“En faziletli dinar, kişinin ailesi için infak ettiği, sonra kişinin atını cihad için hazırlaması uğruna harcadığı, sonra kişinin Allah yolunda dostları için sarfettiği dinardır.”
(Müslim; Kitabu’z Zekat)
Sahabeler her fırsatta Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e soru sorarlardı. Ya Rasulallah! “En faziletli amel hangisidir; Allah en çok kimleri sever; Allah nelerden hoşlanmaz…” gibi sorularına Hidayet kandilinden cevaplar almak isterlerdi. Bu hadiste de sanki biri Allah Rasulüne en faziletli dinarı sormuşta Sevgili Peygamberimiz bu üç yere işaret etmiş. Sahabe sorar…Kendisini Allah’a yaklaştıracak her hususu öğrenmek için sorar. Yapmayacağı değil; yapacağı işleri sorar. Hele ki Allah ile yakin kurmuş, Allah’ın nelerden hoşlanıp nelere buğz ettiğini en iyi bilen Zât yanlarında olunca, senin adına da benim adıma da sormuş sahabe. Hayırlı olan mümin, kendisini ilgilendirmeyen şeylerden uzak durur kabilince hem kendisi hem de kıyamete kadar gelecek İslam evlatları için en mühim meseleleri sormuşlar.
Evet hadis en hayırlı sadakanın adresini bize sunmaktadır. İnfak yapmayı sadece evinin dışında olacağını zannedenlerin aksine, en başa evinin içindekileri koymuştur Allah Rasulü. Anne-babası, eşi ve çocukları adına yaptığı her bir harcamayı cihad gibi İslam’ın zirvesi olan bir amele yapılan harcamayla beraber zikretmiş.
Allah, hanımlarımızın ve çocuklarımızın bakımını boyunlarımıza bir sorumluluk olarak asmıştır. Onların yiyecek ve içecekleri, barınma ve sağlık ihtiyaçları…Bu saydıklarım, istisnalar hariç, ev reislerine her zaman ağır gelmiş sorumluluklardır. Evli olanların bekar olanlara, “Bekar kalmak en iyisi; ev geçindirme diye bir derdin yok; nerde sabah orda akşam; yok çocuk bezi yok çocuk maması yok Pazar-market alışverişi…” ; “işte efendim sen bundan dolayı evlenme” gibi serzenişleriyle aklı sıra öğüt vermekteler karşılarındakine. Gelin böyle diyenler için hadisimiz eksenli şöyle bir misallendirmeye gidelim ve onların gönüllerine su serpelim;
İşten çıktınız. Maaşınızı almanızın mutluluğuyla evinize girmeden mahalle marketinden alış-veriş yapıyorsunuz. O gün için sizin canınız ne çekiyorsa o sebzeleri ve meyveleri alıyorsunuz. Hanımınızdan da en çok sevdiğiniz yemeği yapmasını istiyorsunuz. Masaya konan içeceğe varıncaya kadar herşey, sizin nefsinizi hoş edecek şeylerle donatılmış. Siz, size özel bu menüyü afiyetle yerken hanımınız ve çocuklarınızda bundan istifade ediyor ve onların boğazından geçen her bir lokmaya her bir yuduma Rahman olan Allah bir sadaka ecri yazıyor. Hem de en hayırlı olanından. (Subhanallah)
Ay sonu geldi ve kira sizin için yaptığınız en lüzumsuz harcama olarak gözüküyor. Halbuki hem aile fertlerinin hem de sizin namuslarınız orada saklanmaktadır. Kışın soğundan, yazın kavurucu sıcağından, sokakta kalmanın vereceği korku ve endişeden yine bu çatı korumaktadır. Bu evin içinde dinlenip bu evin içinde sevdiklerini misafir edersin. İşte ailenin ve senin barınman için bu eve ödediğin 500 tl. kira parası, amel defterine 500 tl. sadaka yapmış gibi yazılmaktadır. Hem de en hayırlı olanından.
Kış bastırıyor kimi odun ve kömür derdine düşerken kimi de doğalgaza gelecek olan faturanın derdinde. Bunun yanına elektrik ve su faturasını koyduğumuzda yük biraz daha artıyor. Fatura giderlerine de ayda 300 tl. ödeme yaptığında bu da amel defterine 300 tl. sadaka ecri olarak geçiyor. Hem de en hayırlı olanından.
İşte kardeşim, sana her ay ödemesi ızdırap gibi gelen her bir harcama, aslında ahiretine yaptığın bir yatırımdır. Unutma ki senin harcama yaptığın her bir aile bireyinin rızkını Allah senin üzerinden göndermektedir.
“Yeryüzünde yürüyen her canlının rızkı, yalnızca Allah’ın üzerinedir. Allah o canlının durduğu yeri ve sonunda bırakılacağı mekanı bilir. (Bunların) hepsi açık bir kitapta (levh-i mahfuz’da) dır.” (Hucurat; 6)
“Nice canlı var ki, rızkını (yanında) taşımıyor. Onlara da size de rızık veren Allah’tır. O, her şeyi işitir ve bilir.”
(Ankebut; 60)
Bunun yanında bir sadaka yolunu daha öğretiyor Allah Rasulü. Hem de hiçbir maddi harcama yapmadan, üzerine ağır bir yük koymadan. Dinleyelim;
Ebû Hureyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Güzel söz sadakadır.” (Buhârî, Edeb 34)
Câbir b. Abdullah radıyallahu anh’den rivâyet edildiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Her yapılan iyilik sadaka sevâbı kazandırır. Kardeşini güler yüzle karşılamak bir iyilik olduğu gibi kendi kabından ihtiyacı olan bir şeyi kardeşinin kabına boşaltmakta bir iyilik olup sadaka sevâbı kazandırır.”
Gün içinde o kadar çok insana tebessüm edip tatlı sözler söyleriz ki maalesef evimize bu sadakayı taşıyamayız. Kapıyı açan eşimize candan bir selam vermek, güzel söz söyleyip onure etmek, evin neşe kaynakları olan çocuklarımıza tebessüm yüklü bir yüzü yansıtmak o kadar ağır gelir ki bize…Halbuki tatlı söz ve güler yüz gösterilerek üzerlerinden sadaka ecri kazanılmayı en fazla hakedenler yine aile bireylerimizdir. Peki sadece erkeğin eşine veya çocuklarına güzel bir söz ve tatlı bir tebessüm etmesi mi?… Tabiki hayır. Evin hanımının kocasına tebessüm ederek kapıyı açması, kocasının kapıdan girene kadar hanımının onu kapıda beklemesi, eşinin selamına içinden gelerek karşılık vermesi ve en güzel sözlerle eşini taltif etmesi, gün içinde yoğun bir enerji harcayan kocaya ilaç etkisi gösterecektir. İşte yapılması son derece kolay olan böyle bir amel aynı zamanda ev içindeki birlik ve beraberliği de pekiştirecektir.
Şimdi sen ve ben, bize Allah’ın bir emaneti olarak verilen ailemize, israfa kaçmamak şartıyla yaptığımız harcamaları en hayırlı harcama olarak görüp helal yoldan rızkımızı temin için çalışmaya bir ibadet şevkiyle devam ederken şu ayetleri de gönlümüze nakşedip hayatımıza klavuz edineceğiz;
“(Bu kandil) birtakım evlerdedir ki, Allah (o evlerin) yücelmesine ve içlerinde isminin anılmasına izin vermiştir. Orada sabah akşam O’nu (öyle kimseler) tesbih eder ki;
Onlar, ne ticaret ne de alış-verişin kendilerini Allah’ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekât vermekten alıkoyamadığı insanlardır. Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar.” (Nur; 36-37)
Ayette ifade edilen bahtiyarlar, geçim derdini bahane edip Allah yolunda davet çalışması yapıp cihad etmekten vazgeçmedikleri gibi bu yolda yapılacak her harcamanın en hayırlı dinarlar arasında yer aldığını bilirler. Yine onlar en faydalı zamanlarını bu dinin yücelmesi için sarfederlerken, ellerine geçen maddiyatından da en fazlasını bu uğurda harcarlar. Onlar Allah’ın vadettiği firdevs cennetlerine öyle programlanmışlar ki her türlü rahatı ve konforu oraya yatırım yaparak ertelemektedirler.
“Çünkü (o günde) Allah, onları yaptıklarının en güzeli ile mükâfatlandıracak ve lütfundan onlara fazlasıyla verecektir. Allah, dilediğini hesapsız rızıklandırır.” (Nur;38)
Selam ve dua ile.
https://www.youtube.com/watch?v=pVGjMTsc_Xc
https://www.youtube.com/watch?v=2xzqWn30i1A
https://www.youtube.com/watch?v=oWKP7eeMu7w
Allah Kimlere Rahmet Eder Yusuf Yılmaz Hocamızın anlatımı ile İman Ve Hayat
This website uses cookies.