KUR’AN-I KERİM MUKABELESİNİN ÖNEMİ

Cebrail aleyhiselam ile peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, her yıl ramazan ayında bir araya gelerek, o güne kadar indirilen Kur’an ayetlerini, karşılıklı olarak okurlardı. Önce Cebrail aleyhiselam okur, Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem dinlerdi. Daha sonra da Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem okur, Cebrail aleyhiselam dinlerdi. Bu durum Peygamberimizin vefat ettiği yıl 632 de iki kez daha tekrarlanmıştır. Bu mukabele, Kur’an ayetlerinin unutulmaması, ezberlenmesi ve surelerin diziliş sırasına göre düzenlenmesi gibi birçok hikmeti içinde barındırmıştır.

Mukabele karşılık vermek anlamındadır. Kur’an’ın karşılıklı okunmasına eylemine Kur’an-ı Kerim mukabelesi denir. Müslümanlar her yıl ramazan aylarında; Allaha günde 5 defa secde edilen mescit ve camilerde, Allah Subhana ve Teala’nın kendi adının ve kelamının zikredilmesine izin verdiği evlerde, Allah kelamını kalplere nakşetme adına kurulan sohbet meclislerinde Kur’an mukabelesi yapmaktadırlar. Kuran okumak; kalplerin yumuşaması, ölümün hatırlanması, dünya ve dünya işlerinin faniliği gibi birçok şekilde insanı düşündürmekte ve kalpleri tazeletmektedir. Kuran’ın okunmasıyla sevap kazanılırken, okuduğumuz surelerin ve ayetlerin anlamlarını bilerek okumak insanı daha da çok etkilemekte ve yakin bir ilme kavuşturmaktadır. Kur’an Kerim; okumak, üzerinde düşünülerek anlamak ve anladığımızı hayatımıza aktarmamız için indirilmiştir. Zaten kuranın 23 senede parça parça indirilmesinin sebebi ayetlerine gönülden iman ederek, anlayıp hayatımıza yansıtmamız içindir. Nitekim Allah Teala: …”Biz vahiyle senin kalbini pekiştirmek için böyle ara ara indirdik ve onu parça parça okuduk” buyurmuştur.( Furkan suresi, 32 ayet)
Mukabele ramazan ayının dışına da taşınması gereken bir ibadettir. Çünkü Kur’an bizim ramazan ayından, ramazan ayına ortaya çıkardığımız bir kitap değil, hayatımızı ona göre şekillendirdiğimiz ölçü kitabımız, hayat kitabımız, başucu kitabımızdır. Kur’an’ı kerimin ramazandan sonra okunmasının nefse ağır gelmesinin sebebi şeytanların ramazanda sonra zincirlerinden Allah’ın izniyle serbest kalmasından dolayıdır. İnsanlara vesvese verme süreci ramazandan sonra kaldığı yerden devam etmektedir. Zaten şeytanların en büyük vazifesi bizi cennete varan otobüse bindirmeme adına otobüsü kaçırtmak ya da yapabiliyorlarsa otobüsü görmemeyi sağlamaktır. Kur’an, cennete götüren otobüsümüzdür. Kur’an, yolumuzdur. Kur’an, hedefe ulaştırma görevini yüzlerce yıl aralıksız değişmeden devam ettirmektedir. Ancak yolcular değişmektedir. Dileyen yolcu Kur’an’a tutunarak seyahat eder. Dileyen yolcu ise başka bir otobüse biner ve sonucuna katlanır. Bu sebeple otobüsümüzün hangi duraktan kalktığına dikkat etmeliyiz. Bizi Allah’ın rızasına ulaştıran Kur’an-ı Kerimi okuyup düşünmeyi, düşündükten sonra anlamayı, anladıktan sonra hayatımızda uygulamayı Allah daim kılsın.
Afran Cendel

Yorumlar kapatıldı.

İman Ve Hayat | Tüm hakları saklıdır.